ne güzel duygudur paylaşmak.paylaşabilmek.sevincini çekinmeden, üzüntünü açık açık.paylaşabilmek bir başkasıyla.ama seninle sen olan başkasıyla.sırtını dayayabilmek korkmadan bir dosta.güvenle dökmek içini.acın kadar sevincini.varsa böyle başkaları etrafınızda şükredin,teşekkür edin,sevdiğinizi söyleyin.
Düşleri gerçekleştirmenin en kestirme yolu uyanmaktır.
J.M.Power
Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez,onlara layık olan kişi ise seni ağlatmaz.
Marquez
Patikanın sizi götürdüğü yere gitmeyin.Bir patika olmayan yerde yürüyün ve iz bırakın.
Strode
Sadece sonsuz af yokmuş meğerse,kimse karşılıksız birşey vermiyormuş.Hayat basit değilmiş cennet kolay değilmiş.Yaratanda karşılıksız vermezmiş meğer.Karşılıksız verilenlerin varmış bir karşılığı.ŞÜKÜR.Yeterince etmeyince şükrü karşılıksız verilenler birer birer geri alınıyormuş.
Tökezliyormuş insan, yara alıyormuş.Geçen zaman geçip gidiyor,geri gelmiyor pişmanlık yaraları sarmıyormuş.
betubel
yaşamak fırsattır,yararlanmayı bil.
yaşamak güzelliktir,kıymetini bil.
yaşamak mutluluktur.tatmayı bil
yaşamak görevdir,tamamlamayı bil.
yaşamak servettir,korumayı bil.
yaşamak verilmiş bir sözdür,tutmayı bil.
yaşamak hüzündür,aşmayı bil.
yaşamak mücadeledir,kabullenmeyi bil.
yaşamak trajedidir,göğüslemeyi bil.
yaşamak çok kıymetlidir,uğruna savaşmayı bil
Rahibe Teresa
Annedir kadın ilk akla hep anne gelir.Anne olur ilk evcilik oyununda.Sonra annesi gibi olmak istemez ergenken,sonra evlenmek ister anne olmak için.Çocuğu olunca anlar annesini,o zamanda ne zaman biraz sıra dışı bişey yapmak istese sen annesin derler.Annedir kadın dayanır sabreder anlar susar bekler.Evladını bekler büyüsün adam olsun diye,kocasını bekler birgün onu anlasın diye…..Eşdir kadın.Her daim güzeldir her daim güler yüzlü.Anlamak zorundadır kayıtsız şartsız kabul gereklidir.Dişi kuştur yuvayı kurma görevi ona verilmiştir.Yeri doldurulmaz değildir,yerini doldurmasınlar diye çalışmak zorundadır.Annedir,eştir,evlattır,kardeştir ………ve bir sürü şeydir.Ama en önemlisi KULdur kadın.Hemde öyle kıymetli bir kuldur ki CENNETİ YARATAN AYAKLARININ ALTINA vermiştir.Dünyanın tüm güzel günleri bizim.kadınlar günümüz kutlu olsun.
Dünyanın en önemli ressamlarından biri en güzel resmini yapmak istiyordu fakat ne çizeceğini bir türlü bulamıyordu.Aradığını bulmak için dışarı çıktı.Yolda yaşlı bir adama rastladı.Ona-“dünyanın en güzel şeyini çizmek istiyorum sizce ne çiziyim” dedi.Yaşlı adam
-Aradığını herhangi bir mabette,Allahın evinde bulabilirsin oğlum.dedi.
Ressam yoluna devam etti.Nikah sarayının önünde yeni evli çifte rastladı aynı soruyu geline sordu.Gelin eşinin gözlerine sevgi ile bakarak
-“Aşk” dedi.Aşk fakirliği zenginliğe gözyaşlarını gülümsemeye döndürür.Azı çok yapar onsuz güzellik olmaz.
Duyduğu iki ayrı açıklamayla yoluna devam eden adam bir askerle karşılaştı.Ona dünyanın en güzel şeyini sordu.Asker
-Dünyanın en güzel şeyi barıştır dedi.Barışı bulduğun yerde güzelliği mutlaka bulursun.
İnanç aşk ve barış.nasıl çizilebilirdi.Evinin önüne geldi.Kapıyı açtığında dünyanın en güzel şeyinin yanıtını buldu.
-“Babacığım” diye kendisine koşan çocuğunun gözlerinde inancı gördü ve Tanrıya onu kendisine verdiği için teşekkür etti.
-“Hoşgeldin”diyen eşinin gözlerinde aşkın ışığını gördü.Ve evinde askerin söylediği barış ve huzur vardı.
Hiç zaman kaybetmeden tuvalinin karşısıns geçen ressam,kısa bir süre sonra en güzel resmini tamamladı.Tablonun adı”Yuvam”dı.
buz gibi tertemiz davetkar….gel der gibi…..18 yaşındayken vapurun en arkasına geçer dalgaları seyrederdim.vapurun arkasından köpük köpük gelen dalgaları.ne temiz ne soğuk ne güzeldiler…atla der gibi…korkma der gibi……zaman zaman hayatımda ne zaman kırılsam,kendimden kaçsam vapura binerim yada motora.dalgalar iyi gelir bana……belki bu sebepten en çok iskoçyaya gitmek isterim.kocaman dalgaların ucurumun dibindeki kayalara vurusunu izlemek için.ve sesini dalgaların…..şimdi……….buz gibi köpüklerle beraber gitsem uzaklara,ateşin asla yaklaşamayacağı kadar uzaklara…….
Bugün eminönüne gittik.Güzel, iyi huylu, dost, arkadaş,sırdaş,yani sanki kardeş eltimle.Üsküdar dan simit aldık birde krem peynir bindik vapura.Hemde şehir hatlarının yeni vapurlarıyla.Çay simit, peynir, hafif yağmur altında tarihi yarımada çok güzeldi.Tavsiye ederim.
Sonra pasta malzemeleri satan dükkanları gezdik.Allahım insanın pastacı olası her daim kurabiye yapası bir sürü kalıp alası geliyor.Envai büyüklükte tartlar, şeker şurupları, şekerlemeler,pasta süsleri,şeker hamuru,pasta kenarına şekil vermek için onlarca bıçak çeşiti,şeker hamuruna şekil vermek için desenli oklavalar,minicik dekor süsleri,hamur çırpma tellerinin ne kadar büyük olabileceğini bilemezsiniz.Velhasıl muhteşem bir dükkandı.Beş kere daha gitsem pastacı olmak isterim sanırsam.
Kimbilir belki olur……
Öğrendim ki
Güveni geliştirmek yıllar alıyor.Yıkmak bir dakika.
Öğrendim ki
Hayatında nelere sahip olduğun değil kiminle olduğun önemli.
Öğrendim ki
İnsanların başına ne geldiği değil o durumda ne yaptıkları önemli.
Öğrendim ki
Kahramanım dediğim insan bir şey yapılması gerektiğinde yapılması gerekeni şartlar ne olursa olsun yapandır.